9 Temmuz 2009 Perşembe

asgari ücret

Türkiye’de üniversite eğitiminin ticarileştirilmesinin ilk adımı, öğrencilerden “eğitim maliyetlerine katılmak” adı altında harçların alınmasıyla başlamıştır. Harçlar üniversitelere kayıt yaptırabilmenin ve üniversite eğitimine devam edebilmenin ön koşulu haline getirilmiş, harcını yatıramayanlar kayıtlarının yapılmamasıyla eğitim süreci dışına itilmiştir. Üniversite eğitimi alabilmek karşılığında öğrencilerden öğrenim bedeli istenmesi, üniversite eğitimini bir hak olmaktan çıkarmakta, karşılığı peşin ödenen özel bir hizmet haline getirmektedir.

YÖK, 2009–2010 eğitim öğretim yılında üniversite harçlarına %8 zam yapılmasını kararlaştırmıştır. Sembolik rakamlarla başlayan üniversitelerde harç uygulaması, bugün önemli büyüklükte rakamlara ulaşmıştır. Tıp fakültesinde çocuğu okuyan bir aile, çocuğu için 591 TL harç ödeyecektir. Asgari ücretin 527 TL olduğu, işçi ve kamu emekçilerinin ay sonunu getirmekte zorlandığı bir dönemde harçların yükseltilmesi dikkat çekicidir. Bugün asgari ücretle çalışmak zorunda olan milyonlarca aile, mevcut gelirleriyle çocuklarının eğitim harcamalarını bile karşılamakta zorlanırken, harç uygulaması ile veliler, içinde bulunulan kriz ortamında büsbütün çaresizliğe itilmektedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder